ikonannem

ah benim canım annem, stili hep ikon annem

0 notes

selen’in annesi: filiz

muasır medeniyet çeşitlilikleriyle güzel. bunu söylememin nedeni, elbette bu blogu hazırlarken kendime koyduğum hedef… öncelikle kendim okumaktan keyif aldığım içerikleri paylaşmak istiyorum.

ayrıca farklı şehirler, farklı kimlikler, yaşanmış/unutulmuş hikayeler, görsel arşiv niteliğinde fotoğraflar ve sadece bir ‘moda blogu’na indirgememek gereken okumaların bir arada olması gerektiğine inanıyorum.

bir süredir 68 kuşağını anmak fena olmaz diye düşünüyordum ki selen’in annesi filiz teyze tam aradığım ‘devrimci anne’ oldu.

yine sahibinin sesine çok karışmadan yazmaya çalıştım. oku bakalım.

image

yıl 1954. selen annesinin 10’lu yaşlara kadar annesiyle yengesinin karar verdiği ve diktiği şekilde giyindiğini söylemiş. “çocukların sadece bayramlarda giydirildiği zamanlar…” demiş ve eklemiş:

bayram kış aylarına denk geliyorsa, genellikle kadife elbiseler dikilirmiş. kırmızı, lacivert kadifelerde dantel yakalar, robalar… bu şık kadife üstüne bir de atalar’dan alınan kırmızı mantosu annemin unutamadıklarından. bir bayram kırmızı ise diğerinde siyah olan rugan papuçlar yatak altında bayramı beklermiş. bayramdan önceki gece sabaha kadar uyanıp mutlulukla bu ruganlara kaçamak bakışlar atarmış.

filiz teyzenin bebekken de ayakkabıları pek şıkmış. selen anneannesinin genelde mahmutpaşa’daki sevim bebe’den alışveriş yaptığını yazmış.

filiz teyze yeşilköy ilkokulu’nda okumuş. bu yıllara dair hatırladığı, sınıfında türk öğrencilerin yanı sıra ermeni ve rum çocukların da çok olduğu. en sevdiği arkadaşları ya ermeni ya rum… zaman içinde bu insanların ülkelerini terk etmek zorunda bırakılışlarına ise halen hüzün duyuyor.

13’ünden sonra sadece bayram giysileriyle yetinmek mümkün değil. anneannem bu kez sınırlı maaşla (baba da yok artık) kızlarının giyinme zevklerini tatmin etmenin yollarını arıyor. annemin üç yaş küçük bir de kızkardeşi var. henüz büyük mağazalar her köşe başında açılmamış. kredi kartına taksit imkanı ise hiç yok. ama bu taksitsiz peşin alışveriş yapılamayacak manasına gelmiyor. karaköy’de, muhtemelen bankalar caddesi’nde bir tanıdık vasıtasıyla keşfedilen ömer okur deftere yazarak aydan aya taksitle satış yapıyor. artık bundan sonra ömer bey’in zevkiyle yetinmek gerekiyor, ama arada bir hovardalık yapılıp beyoğlu’ndaki dede mağazasından da etek, gömlek vs alınıyor. ayakkabıda taviz hiç yok. mutlaka kaliteli ve şık tercih ediliyor. marka olarak bir tek şeref kundura kalmış aklında.

image

derken üniversite başlıyor ve ezber bozuluyor. okul istanbul iktisadi ve ticari ilimler akademisi.

image

o çıtıpıtı başlayan üniversitenin ilk zamanları, hemen hemen hergün kadife pantalonların, kabanların ve postalların giyildiği günlere yerini bırakıyor.

image

selen şöyle bir hikayeyle devam ediyor:

malum yıllardan 1968. rüzgar soldan esiyor. bir devrimci nasıl giyinır artık belli. bu arada hem okulda hem de öğrenci eylemlerinde beraber olduğu arkadaşı ile gönül ilişkisi başlıyor. ama zaman gönül ilişkisini yeşertecek tomurcuklandıracak zaman değil… bu arada anneannem ikna ediliyor. zaten ikna olmaya da hazır. evin büyük kızı ne zamandır bir çocuğa aşık olmuş. yapacak fazla bir şey yok. olaya resmiyet kazandırılıyor.

image

anneannem ve annemin birkaç arkadaşı da 1 mayıs günü bir araya getiriliyor ve nişanlanıyorlar. bir hafta sonra sınav sonuçları için nişanlısıyla beraber okula gidiyor. okul çıkışında arkalarında pat pat ayak seslerini duyuyorlar. dönüp bakıyorlar bir cemse duruyor.

burada bir parantez açıyorum. bahsi geçen gmc (general motors corporation) otobüsler, o dönemdeki yaygın kullanılışıyla cemse’ler marshall yardımı’nın alameti farikalarından. ikinci dünya savaşı’nda miadını doldurduğu için bu araçlar türkiye’ye verilmiş. o günden sonra da askeri otobüslere kısaca cemse denmiş.

image

elbette filiz teyze’nin arşivinden değil, ama hikayeyi canlandırması adına 68 yılına ait şöyle bir foto buldum gittigidiyor’dan.

selen’in yazdıklarıyla devam edelim:

4-5 asker silahlarını çekmiş arkalarından koşuyor. sevgilisini yakalayıp karga tulumba cemseye tıkıyorlar. anneme de “hadi atla” diyorlar ama askerin biri açığa çıkıyor, cemseye sığmıyor. yer sıkıntısından annemi sokakta bırakıp gidiyorlar. cemsenin arkasından boğazındaki yumruyla bakışını bugün bile unutamıyor.

image

günler sonra ev baskınıyla alınıyor. yataklık falan gibi suçlamalarla sevgilisinin gözaltında tutulduğu sansaryan han’a götürülüyor. sirkeci’deki sansaryan han’ın (1.şube) belki de en hareketli günlerinden biri. kaçırılan israil konsolosu efraim elrom'un öldürüldüğü gece. sansaryan han'da iğne atsan yere düşmez, tıklım tıklım…

image

bu arada sansaryan han hakkında ekşi sözlük’e kulak vermek istersen tıkla.

annemin gözaltı macerası birkaç gün sürüyor ama sevgilisi istanbul’dan ankara’ya sevk ediliyor. ankara’da dört yıl tutuklu yargılanıyor. artık ankara onun için komşu kapısı oluyor.

ama sonrasında güzel günler geliyor ve evlilik bir de selen’le taçlanıyor :)

image

bu arada dikkatimi çekti. minik selen de annesinin küçüklüğüne benzemiyor mu sence de?

image

dinledikleri dönem dönem farklılık gösterse de filiz teyzenin hayatında müzik hep olmuş. beatles, elvis, cliff richard, nat king cole, leonard cohen, cat stevens, harry belafonte, bir dönem johnny hallyday ve sylvie vartan hayranı olmuş.

biraz da renk katalım. 1983 yılında floransa’da filiz teyze. tarzı yine net.

image

ve yakın dönemden bir kare. hayat coşkusu aşikar.

image

bugün müzik dinlemek istediğinde ruhi su, joan baez, pete seegar aklına ilk gelenler. kitap okumak ise her zaman ihtiyaç gibi hissedilmiş. ortaokulda yoğun bir şekilde başlayan dünya ve türkiye klasiklerini okuma merakı zamanla sosyal ve siyasal kitaplara ilgiye dönmüş. bugün ağırlıklı olarak roman okuyor. okuma atölyelerinde okuduğu romanların etraflıca tartışılmasına katılmak da en büyük zevklerinden.

bugün içerik en değerli hazine. etrafımızda ise hikayeler çok. onları bulmak, okumak boynumuzun borcu.

3 notes

erman’ın annesi: sezer

nihayet çok uzun zamandır beklediğim bir anne daha yerini aldı. bizi hep güldürürken düşündüren(!) dostum erman’ın annesi sezer teyze’yle devam ediyorum.

her iki çocuğunu da donanımlı yetiştirmiş, sabırlı ve metanetli biri olarak düşündüğüm sezer teyze’nin gençlik fotoğrafları geldikten sonra bu görüşümün doğru olduğunu bir kez daha anladım. erman’a sorduğumda ise annesini sessiz sakin görünen ama eğlenceli biri olarak tanımladı. kendi genlerini nerden aldığını tarif edercesine…

sezer teyze, konya ereğlisi’nde doğmuş; 10 yaşında istanbul’a gelmiş. başta beyazıt’ta otururlarmış. sonra ataköy’e taşınmışlar. alman lisesi’ndeki yılları ise daha çok beyazıt ve tünel arasında geçmiş. erman annesinin stilini hep sade olarak tanımlıyor. günün gerektirdiklerini giyer, sade olmayacağını düşündüğü şeyi beğenmezmiş.

kalemi zaten kuvvetli olan erman’ın kendi cümlelerine fazla müdahale etmedim. madem öyle, oku bakalım aşağıya doğru:

image

58 ya da 59’da, o dönem alman lisesi’nin yanındaki metruk evin bahçesinde boş ders ‘değerlendiriliyor’. annem bordo jean’den bir bahçıvan etek giymiş.

image

bu da florya plajı; yıl 1962… gümüş rengi mayosu almanya’dan. şapkasının kırmızı olduğunu söyledi.

image

gülay teyzemle (kuzeni) poz vermiş. lacivert üstü pembe çizgili kazağını kendisi örmüş. saç modeli için o dönem hayranı olduğu jean seberg’den ilham almış.

image

rock’n roll yapıyor! eteğini ve bluzunu brigitte dergisinden kendisi dikmiş. bluzun beyaz üzerinde lila puantiyeler olduğunu söyledi.

image

sezer teyze bu fotoğrafta üniversiteden arkadaşlarıyla istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi’nin bahçesinde. kendisine yakın hissettiğim bir neden daha çıktı: alman filolojisi mezunu. :)

annem en sağdaki. yıl ya 62 ya da 63. eteğini çuha kumaşından kendisi dikmiş. üzerinde siyah bir bluz var.

image

arşivlik bir kare. benim de favorim.

taksim gezi parkı, 1960’lar. yanındaki gülderen teyzem. annem de onun almanya’dan getirdiği jean bir elbise giyiyor.

image

1967’de annemle babamın nişan töreninden. mavi elbise o zaman annemin sık sık gittiği terzi madam şinorik’in elinden çıkma.

image

emirgan korusu… muhtemelen yine 1970’lerin başı.

image

gülseren teyzemin evinde kuzenim selvihan’la. üzerindeki bir tayyörün ceketsiz hali. tam hatırlamıyor ama kendi dikmiş olabileceğini söylüyor.

image

anneannem ve dedemle. üzerinde yine brigitte’ten model alıp kendi diktiği saks bir elbise var.

image

1960’ların sonu, ataköy… kolyesini tahtakale’den aldığı bir zincire kapalıçarşı’da imitasyon penezler taktırarak yaptırmış. fikri bir ‘modelden’ aldığını söylüyor.

image

1970, uludağ. pardösü yine madam şinorik imzalı.

image

bu fotoğraflar arasında annemin hatırlayabildiğim tek hali. sanırım annemin kuzeninin kızının nişan töreninden bir kare. tam anımsayamasa da elbise muhtemelen mısırlı triko’dan.

yakında görüşmek üzere.

Filed under mısırlı triko 1970 uludağ madam şinorik ataköy tahtakale kapalıçarşı brigitte emirgan korusu 1967 taksim gezi parkı almanya istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi rock’n roll jean seberg florya plajı 1962 1958 alman lisesi konya ereğlisi beyazıt tünel

0 notes

şebnem’in annesi: aytemiz

site trafiği ya da takipçi artırmak gibi kaygılarım olmadığı aşikar. lakin melike’nin köşesinde yazdığı yazıdan sonra, daha fazla insanın blog’da dolandığını görmek de elbette hoşuma gitti. nihayetinde sadece ‘bildik’ hikayeleri anlatıyorum.

bugün yine bir süredir köşede bekleyen bir anneyle, aytemiz teyzeyle devam ediyorum. yenileri yolda.

hemen şebnem’in notlarından başlıyorum:

1948 balıkesir doğumlu. asker kızı ve dört kardeşin en küçüğü. terazi burcu. güzelliğe, estetiğe ve detaylara düşkün. daha küçükken el işlerine becerisi varmış. bebeklerine elbise diker, yemekler yaparmış.

şebnem’in dediğine göre fatih kız lisesi’nde okurken milli eğitim bakanlığı’na mensup çeşitli dikiş kurslarına katılmış.

image

mesela 1964’teki bu karede, henüz ortaokul birinci sınıftayken katıldığı dikiş kursunda kendi diktiği gecelik-sabahlık takımıyla bir öğrenci defilesinde…

image

okuldan mezun olduktan sonra atalar’da kısa bir süre çalışmış. tam vakko’dan gelen teklifi kabul edecekken evlenmiş ve işi bırakmış.

şebnem, annesinin kendine ait her şeyi kendi diktiğini söylemiş. gelinlik ve nişan elbisesi de dahil. mesela bu karedeki organze üzerine gümüş işlemeli nişanlık kendi imzasını taşıyor.

image

yıl 1970. yine kendi imzasını taşıyan bir başka kıyafet. “siyah krep yün üzerine türk motifi işlemelerle süslü döpiyes” demiş şebnem ve eklemiş:

bize de hep dikti. gelinlikten mantoya her şeyi diker; provasız, teğelsiz, sülfilesiz asla çalışmazdı. hep zevkle yapardı. halen daha bana bir şeyler dikip durur.

image

bu fotoğrafta ortadaki mini dantel elbiseli olan…

image

şebnem, annesinin en sevdiği rengin siyah ve beyaz olduğunu yazmış:

birçok anne gibi yani… nettir, kesindir, sadedir; arada hiç kalmaz!

image

pembeden nefret eder. desenli şeyleri çok sevmez; sadelikten yanadır.

bu arada fotoğraflardan gördüğün kadarıyla aytemiz teyze sosyal yaşamı seven ve gezen biri. düğünlerdeki ve gazinolardaki pozlarında da hep şık. 

image

mesela goldfinger gece kulübü. babasının papyonuna bakar mısın lütfen? nefis.

image

ya da taksim belediye gazinosu. bu karedeki çiçek desenli viskon etek-gömlek de kendisine ait.

image

fazla söze gerek yok. şebnem annesinin tarzını güzel özetlemiş:

"moda varsa, o da hiç değişmeyendir" der hep. modanın dönüp dolaşıp aynı yere geldiğinden dem vurur ve kıyafetin taşıyana göre değişip güzelleşeceğine inanır.

Filed under balıkesir 1964 1970 1971 fatih kız lisesi goldfinger gece kulübü taksim belediye gazinosu atalar vakko

3 notes

melike’nin annesi: gülay

belki takip ediyorsundur, melike sözünü esirgemeyen sıkı bir kalem. benim de aynı yayın grubunda çalışırken tanıştığım, sonrasında arkadaşlığımın devam ettiği sevdiğim bir gazeteci arkadaşım.

annesi gülay teyze’yle hiç tanışıklığım olmamıştı. hatta açıkça itiraf edeyim, melike’nin facebook’taki paylaşımları olmasa burada yazmayı da hiç akıl etmemiştim. tesadüf şu ki, ben o fotoğrafları görüp de melike’ye “anneni ikonanne yapsak mı acaba?” diye sormaya fırsat kalmadan, teklif bizzat blog’umu gören melike’den geldi.

bana da iyi geldi. sürekli gülen, gülümsemesi yüzüne yakışan insanlara bayılıyorum.

image

melike’nin özet geçtikleriyle başlıyorum:

image

annem gülay karakartal. 1937’de istanbul’da doğmuş, izmir’de büyümüş.

image

melike, gülay teyze’nin 50’lerden her zaman hasretle bahsettiğini söyleyip, “ilk gençliğini yaşadığı döneme denk gelmesinden olmalı…” diye ekliyor.

gülay teyze’yle ortak bir yönümüz var demek. ben tabii hiç yaşamadım, ama ben de 50’li yılların estetik anlayışını, sakinliğini ve getirdiği değişimleri ayrıca seviyorum.

image

o dönemde izledikleri filmler ve abone oldukları moda dergileri moda anlayışlarına yön verirmiş. zira ben de gülay teyze’nin bu tekli fotoğraflarında o filmlerin ve dergilerin izlerini hissettim.

image

annem 50’lerde ve 60’larda kumaş alır, arzu ettiği kıyafeti terziye diktirirmiş. modelleri kendisi belirlermiş.

melike bu ilk fotoğraflardaki tüm kıyafetlerin böyle olduğunun altını çiziyor.

image

gülay teyze 60’ların başında, evleneceği dönem istanbul’a dönmüş.

image

evlendikten sonra babamla birlikte karadeniz ereğli’ye yerleşmiş ve 30 yıl boyunca erdemir’de çalışmış. gelinliği şimdiki zaman için pek alışılmadık: diz boyu. o zamanlar brigitte bardot’nun kısa gelinliğinden alınan ilhamla, moda buymuş. eldivenleri bende.

image

her ikonannede olduğu gibi, gülay teyze’nin seçkisinde de bu benim favori karem oldu. özel bir tat katmış ışık oyunu.

image

60’larda ereğli’de, limanda. çizgili-puantiyeli kombinasyonu dikkat çekici. bu karedeki mutluluğu ve samimiyeti sana da yansımıyor mu?

image

yine ereğli’de, bu kez karlı bir gün.

image

aynı gün.

60’larda giydiği birçok kıyafeti - ne mutlu bana - saklamış. mantolar, etekler, elbiseler… artık ben giyiyorum; üstelik sık sık giyiyorum. az bulunan güzel modeller. her biri için de çok sayıda iltifat almışımdır. karlar içindeki bu kaşmir mürdüm rengi manto da bunlardan biri.

image

karadeniz ereğli erdemir sosyal tesisleri’nde 1971 yılbaşı gecesi. “fotoğrafta görülen lame yeleği halen duruyor” demiş melike.

image

erdemir’de çalıştıkları dönemde iş arkadaşları max ve jenny ile birikte bir öğlen yemeğindeler. 70’lerde balıkçı yaka giymeyeni kapıdan içeri almıyorlamış :)

image

burada bulunan fotoğrafların çoğu ailenin melike’den önceki dönemine ait. melike annesini kestane saçlı hiç hatırlamadığını belirtiyor.

image

ağabeylerim sırasıyla 64 ve 67 doğumlu. bu da 70’lerin başından bir polaroid. dönemin çiçekli elbiselerinden birisi annemin üzerinde. bu elbise bugüne gelmedi, ama bir başka 70’ler döneminden kalma elbisesini giyiyorum. o dönemin kumaşlarını nasıl dokuyorlarsa artık, ne rengi soluyor, ne bir dikiş atması ne de yırtık oluyor. “dün aldım” desem inanırsın. öyle bir kumaş, öyle bir model. her yaz giyerim. saks mavisi üzerine renkli çiçekli bir elbise…

image

bu fotoğraf da ağabeyimin TED ereğli koleji’nden mezuniyet gününde çekilmiş. annemin kolunun altındaki siyah deri portföyü de halen kullanıyorum. bu arada annem 80’lerde saçları beyazlamaya başladığı için sarı saçı tercih etmiş. bugün de bu tercihini sürdürüyor.

image

70’lerin sonlarında erdemir’den emekli olup, istanbul’daki evlerine geri dönmüşler ve 80’de melike katılmış aralarına. melike, bu karedeki çizgili ceketi de uzun seneler giydiğini not düşüyor.

image

anadolu hisarı’nda bir futbol sahası vardı. her pazar boğaz kenarına gezmeye giderdik. bu fotoğraf da bir pazar günü çekilmiş. annem, ben, en sevdiğim elbisem ve yeşil vosvosumuz.

image

80’l i yıllar. terzi döneminin bittiği ve hazır giyime alıştığı dönemler. melike “çocukluğumdan beri onu bir kere bakımsız veya özensiz gördüğümü hatırlamam” diyor.

gülay teyze’nin stilini anlamak için melike albümü biraz daha kurcalamış ve bak ne bulmuş? anneannesini.

"daha yeni renklenmiştik" diyeceksin ama bu birkaç sürpriz siyah-beyaz fotoğrafı da eklemeden geçemedim.

image

evet, anneanne şaziye. 30’lu yıllar. yaka ve düğme detayına bak dememe gerek yok sanırım?

image

yıl 1932. anneannem ve dedem. dedemi hiç tanımadım ama anneannemle büyüdüm. 2000 yılında 100 yaşında aramızdan ayrıldı. bu fotoğraf pera 236 numaradaki fotoğraf stüdyosu m.oko’da çektirilmiş.

image

savaş yılları. üstte ortadaki anneannem. kendi anne, babası ve dayımla.

anneannenin bu karedeki zamansız güzelliği inanılmaz derecede dikkat çekici değil mi? sanki bugünden biri gibi… sen ne dersin?

şimdi yeniden renklendirelim ve bugüne dönelim.

image

gözündeki gözlük christian dior’un 70 ya da 80’lerde çıkardığı, bir dönem türkiye’de de satılan bir model. gözümün önünde vintage oldu gözlük resmen! her yerde karşıma çıkıyor; entourage dizisinde, rihanna’nın klibinde; en son da american hustle’da gördüm bu gözlüğü.

image

ben söylemeden melike eklemiş zaten:

e bir ikonanne olmak kolay değil! :)))

image

son olarak melike’yle birlikte veda edelim gülay teyze’ye. elbette yine gülüyor.

bu arada şu an fark ettim ki, gülay teyze’nin fotoğraflarına bakarken ben de bütün yazıyı sürekli gülümseyerek yazmışım.

Filed under karadeniz ereğli erdemir izmir istanbul 1932 1971 brigitte bardot polaroid 1964 1967 ted ereğli koleji anadolu hisarı vosvos pera christian dior rihanna entourage american hustle

1 note

neşe’nin annesi: övsen

ortaokuldayken yazamadığın kompozisyonların olmuşsa beni daha iyi anlarsın. o ‘ilk cümle’yi bulmaya bakar bu yazma işi… neyse ki, bir süredir gelemeyen o ilham bu sabah yerini bulup oturdu.

hatırlarsın muhtemelen, bir süre önce müjde’nin annesi nedret'i yazmıştım. müjde'yle bir arkadaşım sayesinde irtibat kurmuş, blog'da yazmıştım. neşe'yle tanışıklığım da tam böyle başladı. 

birkaç facebook mesajı ve email’ler derken, vakti geldi. açıkça söyleyeyim, nereden başlayacağımı bilemediğim bir anne vardı yine karşımda. o yüzden en güzeli fotoğrafların akışına bırakmak olacak yine.

image

neşe’nin email’i şöyle başlıyordu:

selam barış, annem övsen güngör argeşo. şu an rahmetli üvey babamın soyadını taşıyor. kendisi tam bir cumhuriyet kadını. estetiyen. paris’te eğitim görmüş.

o zaman filmi başa sarıp, benim en çok ilgimi çeken, 50’li yıllara doğru yola çıkalım derim.

image

ilk intiba önemlidir derler. benim de karşıma 1954 yılında cumhuriyet bayramı’nda çekilen bu fotoğraf ilk çıktığında ne yazacağımı bilemedim. övsen teyze’nin henüz genç yaşındayken çizdiği bu güçlü kadın figürü, onu tanımadan hayran olmaya yetti de arttı bile.

image

neşe’nin babası selçuk bey de sanırım bu güçlü figürün elektriğine kapılmış olacak ki, hemen ertesi sene, 1955’te gönlünü kaptırıp evlenme teklif etmiş övsen teyze’ye.

image

bu arada neşe babasının 1955’te ilk siyah-beyaz ve renkli fotoğrafları evinde karanlık oda kurup basan kişi olduğunun bilgisini ekliyor.

image

ne yalan söyleyeyim, bu da açıkçası övsen teyze’nin fotolarıyla ilgili işimizi biraz daha kolaylaştırmış. neşe’nin de bu fotoları dijital ortama aktarmasını es geçmeyeyim.

image

neşe’nin açıklamasıyla devam ediyorum:

fotoğraflar 1955’te başlıyor. 1966’ya kadar babam ve annem evde verdikleri caz ve ça-ça partileriyle meşhurlarmış :) bu partiler, yeşil konak partileri diye bilinirmiş. babam mızıkayla caz parçaları çalarmış.

image

ve tabii çokça seyahat ederlermiş.

image

neden bilmiyorum 1958’de çekilen bu kare bana çok zamansız bir anıyı hatırlatıyor. belki benim de çocukluğum bu feribotlarda geçtiği içindir.

image

aynı yıllarda notre dame de paris kilisesi. anthony quinn ve gina lollobrigida’nın unutulmaz filmi notre dame’in kamburu'nun 1956 yapımı olduğunu varsayarsak, o yıllarda en çok ilgi çeken yapılardan biri olsa gerek.

image

yine bir başka seyahat anısı.

image

neşe, annesinin de babasının da giyimine çok düşkün olduğunu eklemiş:

eve düzenli olarak terzi gelirmiş. beyrut’tan gelen kumaşlardan kıyafetler diktirirlermiş. daimi terzisi nurten boytüzün.

image

yıldırım mayruk ve suat aysan da ismi geçenler arasında. diğer kıyafetleri ise genelde babam anneme yurt dışından seçermiş.

image

arada elbette annelik de var.

image

ama hep çok bakımlı. tıpkı film yıldızları gibi bir anne…

image

bu fotoğraftaki neşe’nin ablası fügen leman. ülkemizin yetiştirdiği önemli kadın çağdaş ressamlardan biri. belçika’da laiklik üzerine açtığı sergilerilyle ses getiren bir sanatçı.

kendisiyle ilgili bir video buldum. izlemeni tavsiye ederim. tıkla.

image

bu ufaklık ise neşe’nin ta kendisi. övsen teyze’nin şıklığı kadar neşe’ninki de dikkat çekici değil mi? :)

image

ve tabii sosyal yaşam. övsen teyze’nin hayat dolu, eğlenceli kareleri de bence en başta bahsettiğim güçlü imajın vazgeçilmez bir parçası.

image

ne demiştim, zaman ve koşullar akıp geçse de o hep çok şık, çok bakımlı ve çok zarif gözükmüyor mu?

image

neşe ekliyor:

annem yıllar sonra bebek’te ilk güzellik salonu övsen sağlık merkezi’ni kurdu.

image

bu gazete haberi de o dönemdeki başarısını yansıtır cinsten. ardından nişantaşı’nda açılan bir muayenehane.

image

ve benim favori fotoğrafım. övsen teyze, türkiye kadınlar partisi’nin kurucularından. bu fotoğraf da toplantılardan birinde çekilmiş. yıl 1973.

image

mesela bu fotoğrafını ben çekiyor olmayı çok isterdim. ne kadar içten gülmüş.

image

bugüne yaklaşalım.

image

neşe annesinin tam bir akrep kadını olduğunun altını çizmiş:

devamlı kendine bir meşguliyet bulan, okuyan, ders veren, halen evinde davetler veren çok tatlı bir kadın :) şu an doğa resimleri yapıyor ve büyük kulüp de briç oynuyor. ve gönüllü öğretmenlik yapıp çağdaş yaşam’da öğrencilerle ilgileniyor.

en başta dediğime geri dönecek olursan, ne dediğimi daha iyi anlayacaksın. övsen teyze’nin kürsüde şiir okuyan o kızdan bugün bile hiç farkı yok değil mi?

Filed under 1954 1955 1958 1966 ankara feribotu notre dame de paris anthony quinn gina lollobrigida yıldırım mayruk nurten boytüzün suat aysan övsen sağlık merkezi büyük kulüp briç 1973

2 notes

serra’nın annesi: güzin

zarafetini çok sevdiğim, kendisine de anne olmayı çok yakıştırdığım bir arkadaşımla devam ediyorum, serra’yla (soldaki ufaklık).

image

annesi güzin teyze’nin yalın stili ve burada gördüğün gibi bazı fotoğrafların altına el yazısıyla düşülen notlardaki ufak espriler bence onun hakkında çok şey anlatıyor. malzeme bol; hemen ilerle.

image

ilerleyince sen de göreceksin, güzin teyzenin fotoğrafları benim içimi açıyor. mesela bu karede altın palmiye için cannes’daki carlton oteli'nin terasında poz veren ışıltılı sinema yıldızlarından biri adeta. sanki sophia loren?

image

ya da palm springs’teki evinde ünlü fotoğrafçı slim aarons'a poz veren bir hollywood yıldızı. mesela natalie wood…

image

serra’dan öğrenebildiğim birkaç dipnotu eklemem lazım. güzin teyzeyi hep tip-top hatırlıyor serra.

hep çok şık gezerdi. kıyafetlerini kendi diktirirdi. gözü ve zevki vardı. hiç unutmuyorum, chanel kumaştan tüvit eteğe bağlı bluzdan bir elbise ve ceketten oluşan bir takımı vardı. kendi tasarlamıştı.

image

bu karede de gil elvgren'in pin-up'larına ilham kaynağı olan bir aktris. betty grable mı desek?

image

burada da asi bir shelley winters var. esmeri tabii.

bu pantolonu çok net hatırlıyor serra.

kırmızı wrangler bir pantolondu bu. sonra lisede bana çanta yapmıştı bu kumaşla.

image

esprili notlar demiştim. bu da en beğendiğim not. :)

bu karede de ben bir audrey hepburn gördüm sanki.

image

resimaltı anlatıyor şıklığın sebebini. serra bu şapkanın hasır rafyadan olduğunu hatırlıyor. bana bir başka aktrisi anımsattı nedense. tıkla bak.

image

hep yaz oldu. bu da kış görünümünden. güzin teyze pardösü ve gözlükleriyle prada’nın bu defilesinde podyuma çıksa yeridir.

image

yine yaz. bu fotoğraf sana da an education filmini anımsatmadı mı?

image

ve benim favorim. çok iyi fotoğraf değil mi? güzin teyzenin (solda) üstündeki mayonun pembe, kırmızı, turuncu renkleri olduğunu hatırlıyor serra.

oturan arkadaşının gözlüklerine de ayrıca dikkat çekmek isterim.

image

yine bir ağustos. renkli bu kez.

image

yine bir tatil. fotoğraftaki renk skalası 10 tam puan aldı benden.

image

başka bir tatil. bence joan crawford ve bette davis.

bu arada albümden fotoğrafları ben seçmiştim. sanırım aklım o ara hep tatildeymiş. 

image

ikonannelerin albümlerine bakarken o döneme ışık tutacak kareler çıkınca onları da kullanmayı seviyorum. bu da o dönemdeki diğer hanımları anlatan genel bir çerçeve.

image

ve tanıdık bir yüz. güzin teyzenin aile dostu ayten alpman (ortada).

image

burası ulus. evet, henüz ilk siteler yapılıyorken. güzin teyzenin zevki serra için seçtiği kıyafetlere de yansıyor.

image

son olarak serra’nın hatırladığı bir notla veda edelim güzin teyzeye:

bir kere ben hastayken barbie bebeklerime elbiseler yapmıştık. yetmemiş, barbie’nin sevgilisi ken için de smokin dikmişti.

image

barbie demişken unutmadan… shirley temple'dan ilham alan pozuyla ufak serra'yı eklemeden geçemedim. :)

Filed under 1959 1960 1961 1963 robert koleji ulus wrangler hollywood foça sarıyer prada terkos gölü büyükdere ayvalık izmir ada gazinosu ayten alpman

0 notes

yasemin’in annesi: gül

uzun zamandır yazmayı istediğim annelerden biriyle devam edelim. tanıştığımız günden beri samimiyeti ve zarafetiyle beni hep mutlu eden arkadaşım yasemin’in annesi gül teyzeyle…

image

kendisiyle henüz yüz yüze tanışma fırsatım olmadı. fakat yasemin’in güleryüzünün kimden geldiğini bu kareleri gördükten sonra daha iyi anladım.

image

blog’un temel ekseni anneler, ama bu kez yazıyı okumaya devam ederken hikayenin diğer sürpriz öznesini, ikon babasını da bulacaksın.

yasemin bana yolladığı yazıya şöyle başlamış:

annem şişli koleji’nden mezun olduktan sonra, 1964-1965 yılları arasında isviçre’ye lady okulu’na gönderilmiş ve le mesnilé’de bir sene ‘finishing school’ dedikleri sertifika programını tamamlamış.

image

okul arkadaşlarıyla birlikte çektirdiği bu fotoğraftaki tuvaleti olgunlaşma enstitüsündenmiş.

image

ve işte sürpriz öznemiz. evet, ikon baba ekrem bora… yeşilçam’ın bence en nevi şahsına münhasır jönlerinden biriydi yasemin’in babası. biraz kurcalayınca, 1966’da çevirdiği filmler arasında belgin doruk’la başrolü paylaştığı sevgilim bir artistti'nin de olduğunu gördüm.

gül teyze için bu başlık bir film değil elbette. :)

üstelik sanıyorum gül teyze’nin uğuru olsa gerek, aynı yıl altın portakal'da sürtük filmiyle en iyi erkek oyuncu ödülü'nü de almış.

yasemin, annesi ve babasının tanışmasını kısaca özetlemiş:

okul mezuniyetinin hemen ardından 1966 yılında babamla tanışmış ve evlilik adımlarını atmışlar.

image

12 nisan 1966. nişandayız. elbette dönemin magazin basını bu nişana fazlasıyla ilgi göstermiş.

image

o yılların gazetelerinin magazin sayfalarının ve hayat mecmuarlarının yazı dili beni hep gülümsetir. özellikle aktarılan detayların naifliği…

yukarıdaki makalede okuyabildiğin kadarına sen de bir göz at derim.

image

ve evlilik. 7 mayıs 1966. gül teyzenin nişan ve gelinliğini o zamanların meşhur terzisi suat aysan dikmiş.

image

yasemin ekliyor:

aile yadigari taç gerdanlık babaannesinden kalma. yıllar sonra aynı tacı kendi düğünümde takmıştım.

image

tam bir sene sonra ablam doğmuş. tabii fazlasıyla kilolar alınmış.

image

gül teyze yurtdışına çıktıkları zamanlarda celine, hermes ve charles jourdan marka ayakkabı ve çanta aldığını söylemiş

image

1970’lerde ise yurtdışından elbise ve aksesuar getiren firdevs ve melina butik’ten alışveriş yaparmış. ayakkabıları genelde goya’dan. bu fotoğraftaki de yasemin’in ablası lale.

image

1980’lere geldiğimizde de çolpan ilhan, canan yaka ve terzi hayri’ye özel dikimler hazırlatmış.

image

maksim gazinosu’ndayız. gül teyze genelde nişantaşı’nda kuaför demir’e ve topuz yaptırmak için de divan oteli’ne muammer’e gidermiş. 

image

elmadağ’daki playboy ve goldfinger gibi gece kulüplerinde çekilen bu karelerin ardından yasemin, annesinin dönemin giyim tarzına uygun olarak elbise, pardösü veya elbise üstü ceket tarzı kıyafetler almayı tercih ettiğini söylemiş.

fotoğraflarına baktıkça gül teyzenin kendisi gibi zarif detaylardan hoşlandığı senin de dikkatini çekmedi mi? mesela bu son karedeki smokin cekete ben şahsen bayıldım.

Filed under ekrem bora şişli koleji 1964 1966 le mesnilé lady okulu olgunlaşma enstitüsü belgin doruk yeşilçam altın portakal hayat mecmuası suat aysan celine hermes charles jourdan firdevs butik melina butik goya çolpan ilhan canan yaka terzi hayri nişantaşı kuaför demir divan oteli playboy gece kulübü goldfinger gece kulübü

1 note

ced’in annesi: sosi

şu hayatta tanıştığım ve hayranlık duyduğum en ilginç kadınlardan biriydi sosi tantik. en yakın arkadaşımın annesi olması bir yana, olaylara geliştirdiği bakış açısının ve kıvrak esprilerinin de payı büyük. bence o hep zamanının ötesinde biriydi.

sosi tantik, istanbul’un orta yerinde, nişantaşı süleyman nazif sokak 45 numarada doğmuş, büyümüş. (şu an o binada bir terzi var.) kendisi giyim kuşam anlamında sıyrılan biri değil belki, ama nevi şahsına münhasır insanların sahip olduğu bir stile sahipti. şeytan tüyü dedikleri cinsten…

en beğendiğim fotoğrafıyla başlamak istedim. kınalıada’da arkadaşları marinet ve yerçan’la ders çalıştığı bu kareyle…

image

1968 yılının sonuna doğru saçlarının kısa olduğunu gördüm. mesela ekim’de barselona’da çekilen bu karedeki gibi…

image

ya da yeğeni vartan’la poz verdiği bu karedeki gibi…

image

kıyafetlerin hazır değil de dikilmiş olduğu hissi uyandı nedense. bir sene sonra, tarihler 29 eylül 1969’u gösterirken osmanbey’deki stüdyo mıstık’ta çekilmiş bu karede ise saçlar uzamış.

image

ced’e göre, eğitimini dame de sion disiplininde alması nedeniyle, hep toplum baskılarına kafa tutan asi bir yapıdaymış. fırsat bulup geçirdiğim her vakitte bana da olaylara ortalamanın ötesinde bakmak gerektiğini hissettirirdi. özellikle de üniversitede sosyoloji okuduğum yıllarda.

image

kendisinin de robert kolej’de aldığı eğitimin yanı sıra, yurtdışında bulunduğu sürenin bunda payı olduğuna inanır, bizi sık sık seyahat etmek konusunda motive ederdi.

yukarıdaki karede 1969 yılındaki mezuniyet töreninde…

image

bu da muhtemelen aynı akşam mezuniyet yemeği… robert kolej’den arkadaşlarıyla çekilen bu karede giydiği elbise, yukarıdaki vesikalıktakiyle aynı. hatta burada da renklisini buyrun.

image

o yıllarda pek çok genç kız gibi o da annesinin ya da terzinin diktiği şeyleri giyermiş. dediğim gibi, karede de kendi ışığıyla parlamıyor mu?

image

70’lerdeyiz. paris sorbonne üniversitesi’nde filoloji okuduğu yıllar…

image

ve döneminin kalıplarını yıkan bir evlilik. gelinliği de en az kendisi kadar özgün. biz ced’le kareye bakarken gülümseyerek “ne kadınmış” demekten kendimizi alamadık.

aile dostları lusi’nin (en soldaki) çantası, kayınvalidesi fahriye hanım’ın (soldan üçüncü) paltosu ve annesi nazlı’nın (sağdan üçüncü) fuları gibi detayları çok beğendiğimi belirtmem lazım.

bu tarz siyah beyaz fotolarda en hoşuma giden şey, bu detaylara bakıp renklerini düşünmek…

0 notes

oya’nın annesi: hamdiye

bayram tatilinde anne evine giden her canlı bu blog’u tadacaktır. facebook’ta oya’nın paylaştığı fotoğrafları görünce atladım hemen; yakaladım mı kaçırmam. üniversite arkadaşım dicle ve ablaları nil’in de annesi olan hamdiye teyze de ikon olmayı fazlasıyla hak eden bir anne.

(not: bir önceki yazımdaki duygu ve oya’nın annelerinin isimlerinin de peşpeşe hamdiye oluşu güzel tesadüf oldu.)

o zaman istikamet izmir…

image

oya yazdığı yazıda annesinin genç kızlığında da saçlarının her zaman yapılı olduğundan bahsetmiş. kuaföre bile gitmez, kendi yaparmış. sıklıkla kullanmasa da peruk çok yaygın olduğu için dönem dönem takarmış.

hamdiye teyze’nin bugün bile alev kırmızısı saçları tüm fotoğraflarında kızlarından daha çok dikkat çeker.

image

yıl 1969. bu karedeki kıyafetleri galeri nur diye bir mağazadan almış. o zamanlar izmir’de ünlü ve kaliteli ürün satan bir mağazaymış.
image
ayakkabılar her zaman zaptçıoğlu kundura’danmış. (zaptçıoğlu benim ilkokul dönemime kadar vardı izmir’de.) gözlükler, büyük kolyeler, şapkalar ve tabi ki eşarp giyimin ayrılmaz aksesuarlarıymış, çok kullanırmış.

image

yıl yine 1969. nişan günü.

image

burada elbiseyi daha detaylı görebilirsin.

orjinali hala duruyor. parlak bir pembe. bir terzi dikmiş.

image

ve düğün. 1970. gelinlik yine terzi işi. sadece gelinlik diken bir terzinin elinden çıkmış. hamdiye teyze “izmir’de ünlü bir terziydi” demiş, ama detay hatırlamıyor. çok fazla giyim mağazası bulunmadığı için mahalle terzileri çok meşhurmuş her zaman.

tevekkeli değil, izmir bugün bile gelinlik cenneti. mesela arada sırada bir arkadaşımla ben de “istanbul’dan kaçsak nerede yaşarız?” dediğimizde aklımıza izmir’de gelinlikçi açmak gelir. temiz iş.

bu arada bir dip not daha. her yıl şubat ayı gibi izmir’de ifwedding gelinlik ve abiye fuarı düzenleniyor ve gamze saraçoğlu, özgür masur, bora aksu gibi bir tasarımcının özel defilesi de gerçekleşiyor. birkaç kere iş nedeniyle katılmıştım. sadece izmirli hanımların şıklığını görmek için bile yeter sebep bence.

image

konuya dönüyoruz: hamdiye teyze sıklıkla burda mecmuası alıp patron çıkarır kendi dikermiş. 1971’de çekilen bu fotoğraftaki kıyafet ve şapkası da kendi üretimi.

image

en büyük zevki burda’ya bakıp dikmekmiş. o zamanlar trt radyosu’nda çocuk tiyatrolarını seslendiriyormuş. söylediğinde göre aldığı parayı da kumaşa harcarmış.

image

bu kez 1973 yılındayız. elinden tuttukları ilk kızları nil. hamdiye teyze’nin saçında peruk var. elbise kendi dikimi.

son olarak oya şunu eklemiş:

elimdeki fotograflar bunlar. izmirden dönmeseydim daha da bulurduk da vakit kalmadı.
şimdilik bu da yeter. daha ne olsun?

Filed under galeri nur 1969 1970 1971 izmir zaptçıoğlu burda

3 notes

duygu’nun annesi: hamdiye

bazen olur böyle şeyler. gözünüzün önündekini görmezsiniz. duygu’nun annesi de neredeyse bir yıldır taslaklarda bekliyormuş.

duygu o dönemde bu fotoğrafları paylaşırken, kendisi de kariyerinin dönemeçlerinden birini yaşamaya hazırlanıyordu. şimdi o da moda dünyasında daha aktif. imza markasını bir yerlere getirmek için tüm gücüyle çalışıyor.

hatırlıyorum, o günlerde annesinden telefonla almıştı fotoğrafların bilgilerini. şöyle özetliyor:

telefonda konuştuk. çok duygulu anlar yaşandı :) “aaa o elbiseee… ya tabii o gün…” derken çok hoş oldu. net bilgiler ve detaylar çıkmadı ama olduğu kadarıyla idare edersin sen.

pası attı bana. o zaman tarih akışına göre sıralayalım yazdıklarını.

image

yaş henüz dokuz. sağdaki de teyzem, ismi cazibe… (ondan apayrı bir ikonannem serisi çıkar. müthiş güzeldir gençliği.) ikisinin de üzerindeki takımları anneannem diktirmiş. aralarında bu kadar az yaş farkı olan çocuklar bir örnek giydirilirmiş o zamanlarda.

image

bu da annem 15 yaşındayken çekilmiş bir kare. o zaman bir dikim atölyesinde çalışıyormuş. üzerindeki elbiseyi de bu atölyede dikmiş.

image

zamanda sıçrıyoruz:

annem hamdiye ve babam adnan’ın 1979’daki nişan fotoğrafları. stüdyoda çektirmek modaymış o zamanlar. üzerindeki şifon elbise buz mavisi. bu elbiseyi çocukken giydiğimi ve aşık olduğumu hatırlıyorum. hiçbir şeyini saklamayan annem tabii ki bunu da başkalarına vermiş.

image

bu defa nişanın ta kendisindeyiz. annem saçlarındaki çiçekleri kendi almış. modeli belirlemiş. kuaföre sadece uygulaması kalmış. boynundaki dört yapraklı yonca kolyesi ise amcamın ona hediyesiymiş.

image

düğün fotoğrafları. yıl 1980. hani maaile oturulup poz verilen cinsinden… gelinliği kendi tasarımı, ama terzi istediği gibi dikemediği icin laf arasında halen ona biraz kızgın olduğunu eklemeden geçmedi.

bu arada fotoğrafa dikkatli bakarsanız, arkadan duvağı çeken küçük bir yeğen var. ben biraz kendimi gördüm (imza: barış).

image

annemi, özellikle gençliğinde - ama günümüzde de halen müjde ar’a benzetirler. bence daha guzel tabii :) bu karede de amcam ve yengemin nikahını tebrik ediyor. üzerindeki takım güderiymiş. bir butikten almış. içine giydiği gömlekse ipek. annem ‘çin modeli’ diye açıkladı. :)

sanırım hemen her annenin 80’li yılların başında böyle koltuk altına sokuşturduğu portföy çantalı bir düğün tebrik fotosu vardır.

bu arada ömer kavur’un 1982 tarihli göl filmindeki müjde ar’ı hatırlattı bana gerçekten. izlemek istersen tamamı burada

image

yeni evliler. dans etmeye çıkılmış. üzerinde yaprak desenli etek ve bluzu var. süslemek için de küçük bir broş takmış.

image

evliliklerinin altıncı ayında çekilmiş bir fotoğraf. zamanında ablası tüm kıyafetlerini alıp almanya’ya yerleştikten sonra, bayram ziyareti için babaannemlere ziyarete gidecekken hiçbir seyi olmadığını fark edip son dakikada almışbu elbisesini. fotografı çeken tabii ki adnan şahin.

bu kare sana da 80’li yılların unutulmaz yağ reklamlarını hatırlatmıyor mu? sana, vita, neba ve diğerleri… mesela bu karedeki haliyle bence, mutfaktaki teyzelerden biri olabilir duygu’nun annesi de. tıkla.

Filed under müjde ar ömer kavur 1979 1982 nostaljik reklam vita